27/3/2009 - AŞK BANA YAKIŞMADI
Aşk bana yakışmadı Çok eskiden çizilmiş bir haritaydı yüzün Hiçbir çizginin değiştirilmeyeceği Komisyonun hazırlayıp lise ve dengi okullara tavsiye ettiği O haritada kırmız oklar uzanıyordu Hazar Denizi’nin kuzeyinden Orta Avrupa’ya O değildi benim bilincimi delen ok Güneyden Anadolu’ya uzanandı Bereket heykelciklerini arayarak kazdığım tarlalarda Bulduğum esrik bir şamanın çığlığı ve kanlı bir çaput Gecelerin sustuğu Gündüzlerin konuştuğu bu yerde Karıncaların koştuğu arenaya dönüşürken belleğim Sevmek istedim Aşk bana yakışmadı Gözlerin gizliyordu yüreğindekileri Bilmediğim bir dilde söylüyordun tüm şarkıları Yüreğime çevrili mızrağa dönerken bakışların Acımasız değilsin sen dedim Neden Dedin Kedileri incitmeye kıyamazsın Umutsun, dedim Denizsin Sonundaki limansın Issız adadaki pınarsın Denizin ortasında tutunduğum sandal savrulurken bilinmeze kırbamdaki son damlasın dedim Hançere çevirdiğin parmakların kör etti gözlerimi Duyargalarımı budayarak ayrılık mevsimine hazırladın beni Aşk bana yakışmadı O haritaya benzeyen yüzün Kırmızı okların götürdüğü uzak kıtalar Atların böğrünü mahmuzlayan topuklar Tir ve ok Kın ve kılıç Tarihin çizdiği bu haritada göçe zorunluyuz Yazgımız böyle Her yerde vatansız birer gölge Düelloya dönüşüyor yaşamak giderek Silahını erken çeken Acımasızca ateşe veriyor ormanları Çığlıkları yükseliyor yeniçerilerin yanarken çıkardıkları haykırışlar şafağı kızıla boyayan mavi alevlerin kanatlarına takılıp göğe yükseliyor Mavi alevler üşütüyor artık beni Çığlıklarım duyulmuyor Aşk bana yakışmadı Son kalesini teslim eden yenik bir komutanım Teslim olduğum muzaffer ordunun komutanından merhamet beklemiyorum Aşka yüklediğim bin bir anlam vardı Aşkın bin bir yüzü Çürüttü bütün anlamları Şimdi ben artık Hiçbir fotoğrafta yokum Şimdi ben artık sizden biriyim
|