kurşunkalem

18/8/2009 - armağan

Kategori: denemeler

Başlangıçlarım ve sonlarım vardı sessizce

Beliriverirdi

Ben bile anlamazdım neyin başlayıp neyin bittiğini

Bu işin nasıl olduğunu

Gümüş bir güvertede uzanıp gökyüzünü kazırdım gözkapaklarımın içine

Yeni doğmuş bir çocuk gibiydi bulutlar

Deniz çöl gibiydi

Ulu bir yok edişin azametiyle kibirli

Benim dışımda oluverirdi her şey

Çiçeğe duran şeftali

Kokularını salan ayva benim dışımda

Bir ben bilmezdim

Herkes bilirdi oysa

Ben bilmezdim nasıl büyür insan,

Ne zaman taşa dönüşür yürek

Sevmekten ne zaman vazgeçer

Sevdiğin insanlara dokunmakta ne kötülük vardı ki?

Oysa tene değen elimdi

Gümüş bir güvertede

Sesini dinliyordum parmaklarımın

Mutluydu onlar

Öptüğüm dudaklar mutluydu

Ölümü unutturan bir boşluktu

Tanrının kadına armağanı.

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-08-18 15:20:45 - slm

Yazan: kaosuma
Gümüş bir güvertede
Sesini dinliyordum parmaklarımın.....

çok güzel olmuş
Bağlantı

2009-08-18 09:24:58 - SELAM OLA

Yazan: BARIS59


Sanki ruh bedeni, beden ruhu zorlamış...

Güzel bir çalışma.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

kurşun kalemle yazıyorum,silinip gitsin isterse.kalıcı olmaya çalışmak gülünç geliyor bana.ellerimizden akıp gidiyor yaşamlar,yaşadığımızı sanıyoruz bir müddet,oysa geriye kalan yalnızca yanılsama...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Uluer Aydoğdu
kahkaha
tehlikelioyunlar
Blogcu Yardım
sanategitimi
limon ekşi
erguvanlar
ticaretliseliyiz
neksi
yaziodasi
kenanyucel
frederichnietzsche
ajitasyonbaharlar
sonsuzruh
insancayasamak
perihanbaykal
systemfailed
tiananmenian
albatrosunguncesi
gladiox
vengisu
herseyzor
unutmadefteri
romankitapozetleri